Bu Blogda Ara

25 Ağustos 2011 Perşembe

İkaros

Ortasında resmi nişanı "İkaros figürü" bulunan, Yunan Hava Kuvvetleri Akademisi'nin logosu, 
Yunan mitolojisinde, İkaros [Latince, Icarus (İkarus) yazılır; geleneksel olarak İngilizce’deki kökeni; Yunanca: Ἴκαρος,Íkaros, Etrurya Dili: Vikare sözcüğünden gelmektedir], usta zanaatçı Daidalos’un oğludur. İkaros hakkında anlatılan ana hikaye, kendisinin, babasının kuş tüyü ile bal mumundan yaptığı kanatlarla, Girit’ten kaçma girişimidir. "Güneşe çok yakın uçmaması" uyarılarına kulak asmamış ve eriyen bal mumu, onun, düşerek ölmesine neden olmuştur. Mit, konu bakımından, - babasının güneş arabasına binerken, kontrolünü kaybedip, dünyaya düşüp yakmak üzere iken, felaketin artmaması için, Zeus'un yıldırımları sonucu ölen-  Phaëton’unki ile – her ikisi de, genellikle kibir veya başarısızlığa uğrayan hırs konusundaki facialı (trajik) örnekler olarak ele alınmaktadır- benzerlik gösterir ve çoğunlukla, sanatta tasvir edilir. Günümüzde, Yunan Hava Kuvvetleri Akademisi, adını, İkaros’tan almaktadır; kendisi, Yunanistan’ın, gökleri fethetme girişiminin, mite özgü öncüsü olarak görülmektedir.

 Herbert James Draper'in "The Lament for Icarus" (İkaros için Matem) Tablosu. Etrafında, yas tutan periler görülüyor. İkaros'un  kanatları, cennet kuşuna dayanmaktadır. Dr. Justine Hopkins'e göre, Draper, İkaros'u, "Yarım asır sonra, James Dean gibi, hızlı yaşayıp, genç ölen ve güzel bir ceset bırakan, Ön-Raffaelocu Kardeşler'in ve sembolistlerin diğer kahramanları" ile özdeşleştirmektedir.   


İkaros'un ve Daidalos'un bir arada tasvir edildiği bir pul.
Louvre'da, The Rotonde d'Apollon'un* tavanındaki, Merry-Joseph Blondel tarafından resmedilmiş "İkaros'un Düşüsü ya da Güneşi" (1819) (asıl yerinde: in situ) tasviri. 
(*): Rotunda (daire şeklindeki kubbeli bina ya da oda), önceden, Le Vau tarafından tasarlanmış olan XIV. Louis'in kabul salonuydu. 1692'den 1793'e kadar, "Académie Royale de Peinture et de Sculpture"ye (Kraliyet Resim ve Heykel Akademisi), teslim edildi. Şu anki stakoların (kum ve kireç ile çimento karışımı dış duvar sıvası) ve fresklerin (yaş sıva üzerine yapılmış duvar resmi) tarihi, 19. yüzyıla uzanmaktadır. Tavanında, Merry-Joseph Blondel tarafından resmedilmiş "İkaros'un Düşüsü"nün tasviri bulunan bu yuvarlak giriş, Petite Galerie'nin (Küçük Galeri) üst katının tamamını kaldırmakta olan, Galerie d'Apollon'a (Apollon Galerisi) gitmektedir. 1661'deki yangınla yıkılan bu uzun oda, Le Vau tarafından yeniden yapılmıştır.  

Tavanının Charles Le Brun tarafından muhteşem tasviri, XIV. Louis'in büyüklüğünü simgeleyen yıldız olan güneşin yolu konusunu tasvir etmektedir. Galeri, Félix Duban tarafından yenilenmiş ve Delacroix'ye, tonozun orta kısmının süslenmesi görevinin verildiği 1851'e kadar, süslenmesi devam etmiştir; ressam, buraya, "Apollo, Yılan Python'u yeniyor" resmini yapmıştır.

MİT


Daidalos, çok usta bir zanaatçıdır. Atina’da, aletler icat eder ve sanki yürüyen ve konuşan heykeller yaratır. Yeğeni Talos ile birlikte çalışmaktadır. Talos, onu, ustalıkta geçmekle tehdit eder. Örneğin, bir yılan çenesinden esinlenerek, bir testere yaratır. Kıskançlıktan çıldıran Daidalos, hasmını, Akropol tepesinden aşağıya atar. Ne var ki, cinayet ortaya çıkınca, kendisi de kaçmak zorunda kalır. Girit kralı Minos’a sığınır. 

Alt sağında, Girit labirenti bulunan, İkaros'un düşüşünü tasvir eden 17. yüzyıl kabartması (rölyef) (Musée Antoine Vivenel).   




Ariane, Theseus'a yardım etmiştir ve kendisine, yeniden yolunu bulması için, gerçekten, 
"ipucu olarak sökülen yumak" ya da "ipucu" halindeki, kaderini tayin eden bir iplik vermişti.


Bu bağlamda, Kral Minos’un hikayesini de anlatmamız gerekir. Kardeş kavgasından sonra, Tanrı Poseidon’un yardımı ile tahta çıkan Minos, Poseidon ile yaptığı anlaşmaya uymaz. Bu duruma kızan Poseidon, intikam almak için, Minos’un karısı Pasiphae'nin, bir boğaya âşık olmasını sağlar ve bu aşktan, Minotor adlı yarı insan yarı boğa bir canavar doğar. Minos, bu yaratığı saklamak için, kendisine sığınan Daidalos'tan, onu saklayacak bir labirent inşa etmesini ister. Ve o da, görevini yerine getirir. Bu arada, Daidalos’un, sarayın bir cariyesinden, İkaros isimli oğlu dünyaya gelir.

Kral Minos, hâkimiyeti altındaki sitelerden, her yıl, labirentte yaşayan Minotor’a yem olarak,  belli dönemlerde, 7 kadın ve 7 erkek kurban alır. Sonunda, bunu vermek istemeyen Atinalılar, savaşçı Theseus’u, Girit’e gönderir. Bir süre sonra, Kral Minos'un kızı Ariane, Theseus'a âşık olur. Daidalos, Ariane vasıtasıyla Theseus’a, labirentteki Minotor’u öldürerek labirentten kurtulmasını sağlayacak, bir yumak (ya da ip topağı) verir. Böylece, amacına ulaşan Theseus, aşığı Ariane’yi yanına alarak, Girit adasından kaçar.

Bu ihaneti öğrenen Girit Kralı, “çıkışı birilerine söylerler” diye, Daidalos ve oğlu İkaros’u, labirente kapatır. Ancak Daidalos, kuşların, pencerelerine bıraktığı tüylerden, kendine ve oğluna, birer çift kanat yapar ve bunları, balmumu ile sırtlarına yapıştırır. Havalanmadan önce de, oğlunu uyarır. Ne çok alçaktan, ne de çok yüksekten uçmamasını; çok alçaktan uçmasının, nemlenen kanatlarını ağırlaştıracağını ve çok yükseğe çıkarsa da, güneşin, balmumunu eriterek, kanatlarını yerinden koparacağını tembihler. İkaros, uçmanın verdiği zafer sarhoşluğuyla, babasınının nasihatini dikkate almaz. İkaros, geri dönülmeyecek noktaya kadar, güneşe yükselir. Sonunda, kanatlarını tutan balmumu eriyerek, onları yerinden kopartır ve İkaros, Sisam adasının güneybatısındaki “İkarya” adasının civarındaki, adını taşımakta olan “İkaros Denizi’ne düşer ve deniz, onu yutar. Hür olmanın, yükselişin, aydınlanmanın çağrısı, İkarus’a pahalıya mal olur. Ayrıca, denize çok yakın uçtuğu ve kuş tüylerinin de ıslanıp, ağırlığının artması nedeniyle, işlevini yitirdiği de söylenmektedir.

Yunan yazarlar, Girit’ten kaçısın, gerçekte, arkalarından gelen Minos’un savaş gemilerini geçmeleri için, Daidalos’un, kendisi için ilk yelkenli gemileri icat etmiş olduğu, Pasiphaë’den sağlanmış olan yelkenliler ile gerçekleştiğini ve İkaros’un, Sicilya’ya giderken, gemiden denize düştüğünü ve boğulduğunu, mitleştirerek açıklamaktadırlar. Herakles, kendisi için bir mezar dikmiştir.

İkarya, idari bakımdan, Kuzey Ege 'nin parçası olan, İkarya Çevresel Birimi içerisinde, ayrı bir belediye oluşturmaktadır. Doğu Ege Adaları'nın güney sınırında; nüfusu, 8.300; 160 km'lik sahil şeritli; yaklaşık yüzölçümü, 255 kilometre kare olan bir adadır. Çoğu kısmı; kıraç, yalçın kayalıklar arasındaki ormanlık yamaçlarla kaplı olup, dağlık yapıdadır. En yüksek noktası, 1.037 m olan olan Aethera sıradağları, buraya hakimdir. Ormanlarının çoğunluğu, meşe ve çam ağaçlarından oluşmaktadır. Ünlü "Ranti Anıt Ormanı", Orta İkarya Adası'nın Athera sıradağının batı ucunda uzanmakta ve yaklaşık 16 ha alanı kaplamaktadır. Bu ormanın ortalama yaşı, 200 yılın üzerinde olup, en yaşlı ağaçlarının  bazıları, 300 yılın üzerindedir.
    


ESKİ EDEBİYAT

İkaros’un uçusu, çoğunlukla, tesadüfen, Yunan şairler tarafından zikredilmiştir, ancak hikayesinden, kısaca, Pseudo-Apollodorus’ta (Bibliotheca) bahsedilmektedir. Eski Roma edebiyatında, mite, Augustus dönemi yazarları ilgi göstermiştir. Hyginus, bundan, Minotor’un doğumuyla sonuçlanan, Güneş’in kızı Pasiphaë’nin boğayla aşk ilişkisi ile başlayan,  40. hikayesinde (Fabulae) bahsetmektedir. Ovid, İkaros’un hikayesinden, Metamorphoses’ta (viii. 183-235) (dönüşüm) belirli bir uzunlukta değinmektedir ve ona, başka yerlerinde de göndermede bulunmaktadır.

KLASİK GELENEK

Ovid'in İkaros mitine ve onun Phaëton’unki ile ilişkisini ele alış tarzı; Chaucer, Morlowe, Shakespeare,Milton ve Joyce gibi, önemli yazarlarca alınıp yorumlanarak, İngiliz edebiyatındaki mitolojik geleneği etkilemiştir. Rönesans heykelciliğinde, İkaros’un önemi, bağlama bağlıdır: Messina’daki Orion Fıskiyesi’nde, su ile ilişkilendirilmiş pek çok figürden birisidir; ancak, Amsterdam Belediyesi İflas Mahkemesi’nin duvarında da gösterilmektedir – burada, yükseklerde süzülerek uçan hırsı simgelemektedir.

Reggio Calabria şehrindeki Orion Fıskiyesi (Messina Boğazı, Sicilya). Poseidon'un oğlu Orion'un, Messina'nın kurucusu olduğu söylenmektedir. 


16. yüzyıl “İkaros’un Düşüşü Sırasında Bir Manzara” tablosu - geleneksel olarak ancak muhtemelen hatalı biçimde Yaşlı Pieter Bruegel’e atfedilmiştir - 20. Yüzyılın en tanınmış İngilizce ekfrastik (görsel sanat eserlerini anlatan) şiirlerinden ikisi olan W. H. Auden’in “Musée des Beaux Arts”a (Güzel Sanatlar Müzesi) ve William Carlos Williams’ın “Landspace with the Fall of Icarus”a (İkaros’un Düşüşü Sırasında Bir Manzara) ilham olmuştur. İkaros’a değinen diğer şiirler, Anna Sexton’un “To a Friend Whose Work Has Come to Triumph” (Çalışması Zafere Ulaşan bir Arkadaş’a) ve Carol Ann Duffy’nin “Mrs Icarus” (Bayan İkaros) yapıtlarıdır.

Bruegel'in yaptığı sanılan, Landscape with the Fall of Icarus (İkaros'un Düşüşü Sırasında Bir Manzara) (1558 dolaylarında) tablosu; düşüşünü, arka planında, zorla fark edilen bir olaya çevirmesiyle ünlüdür. Boğulan kurbanın bacakları, tam, geminin altındaki suda görülebilmektedir. Güneş ise, yarım doğmuş vaziyette, uçuşun erişemeyeceği uzaklıktadır.  


Üst ortasında, Daidalos ve İkaros'un yer aldığı, alegorik bir nehir manzarası tablosu. Öndeki alandan, büyük bir tepesinin etrafına giderek uzaklaşan nehirde, alt köşelerinden ve alt orta kısmından hasarlı, bir kaç gemi vardır. Pieter Bruegel, 1595 dolayları).  

Günümüzde, Joanneum  Müzesi'nde (Graz şehri, Avusturya) yer alan, ülkenin Styria eyaletinin Leibnitz şehrinde bulunmuş olan, Roma İmparatorluğu'ndan kalma "İkaros Heykeli". 



HALK KÜLTÜRÜ

İkaros ile ilgili bahisler, tüm halk sanatı biçimlerinde tekrarlanmaktadır. Örneğin, 2007’deki Sunshine (Gün Işığı) filminde tasvir edilen uzay gemilerine, Icarus ve Icarus II adı verilmektedir ve bu da, onların güneşe doğru uçtukları gerçeğini ima etmektedir.

Diğer bilim kurgu bahsi, İkaros projesinin üyelerinin bir gezegeni, bulunduğu yerle beraber havaya uçurduğu ”Stargate Universe” (Yıldız Geçidi Evren) filminde bulunmaktadır. Üssün asker üyelerinin, sol omuzlarında, nişanı, güneş üzerinde kuş tüyü olan klapa vardır.

1993 yılında, Bonn Opera Binası'nda, Simon Benetton'un yaptığı güzel İkaros heykeli.  "Güneşe, aşırı yaklaşma tehlikesinden kaçının!" mesajını vermektedir.


Cirque du Soleil’in (Güneşin Sirki) Varekai gösterisi, İkaros mitine üstünkörü dayanmaktadır. Şovun ana karakterlerinden birinin adı İkaros’tur ve denizde boğulmak yerine, yanardağın dibindeki gizemli bir ormanda karaya çıkmaktadır.

Başrolünü Yunan mitinden ilhamlanan Pit adlı bir karakterin canlandırdığı "Kid Icarus" (Çocuk İkaros), Nintendo Entertainment System’in, 80lerin sonunda ve 90ların başında, revaçta olan bir video oyunudur. Ayrıca, ana karakter, NBC Cumartesi çizgi filmi “Captain N: The Game Master”da (Kaptan N: Oyun Ustası) ve Valiant’ın çıkardığı bir çizgi romanda da ortaya çıkmıştır.

“Deus Ex: Human Revolution” (Hızır Gibi Yetişen Tanrı: İnsan Devrimi) video oyununda, İkaros miti yaygın olarak tasvir edilmektedir. Yunan Daidalos ve İkaros miti, bu düşünceye kinaye olarak ve ayrıca, asıl oyuna – Deus Ex’te, Daidalos ve İkaros, yapay zeka isimleri olarak verilmiştir-, zihinsel köprü olarak, Adam Jensen’in rüyalarında belirmektedir. Ayrıca, video oyunu bestecisi Michael McCann tarafından bestelenen film parçasında vurgulanan, oyunun ana konu müziğinin adı da ICARUS’tur (İKAROS).



Kaynaklar: 

  1. Estin, C., Laporte H., Yunan ve Roma Mitolojisi, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları 168, 18. Basım,  2005, Ankara, s. 148. 
  2. http://en.wikipedia.org/wiki/Icarus   
  3. http://blog.milliyet.com.tr/Ikarus/Blog/?BlogNo=54436
Uğramadan Geçmeyin: http://www.havaciliktarihi.com/


Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR. 





2 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim. Geç yanıt verdiğim için kusura bakmayın. Yeni fark ettim yorumunuzu.

      Sil